Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRTürk Modernleşmesi ve İktisadî ZihniyetAbdulkadir İlgen

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Türk Modernleşmesi ve İktisadî Zihniyet PDF Ekitap İndir

Abdulkadir İlgen · Yazar

Son yüz yılda en çok dile getirilen yakınmalardan biri, Türkiye’nin milli burjuvazisini geliştiremediği, sermaye birikimini yapamadığı, sanayi devrimine katılamadığı ve nihayet sanayileşemeyip, ekonomik ve sosyal olarak gelişemediği üzerinedir. İktisaden geliş...

Sayfa
389
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
KIRMIZILAR
ISBN
9786050605532
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Son yüz yılda en çok dile getirilen yakınmalardan biri, Türkiye’nin milli burjuvazisini geliştiremediği, sermaye birikimini yapamadığı, sanayi devrimine katılamadığı ve nihayet sanayileşemeyip, ekonomik ve sosyal olarak gelişemediği üzerinedir. İktisaden gelişmiş ülkeler açısından pratik hayata bakılınca, bu tespit ve yakınmaların pek de abartılı olmadığı görülür. Burjuvazi, gelişme, sanayileşme, ilerleme… Bir diğer ifadeyle “modernleşme”. Batı’nın kendi içinde yarattığı bu kavramları kendimize uydurmaya, zihin kodlarımıza tercüme etmeye çalışıyoruz. Fakat bunu yaparken, ele aldığımız kavramları belli bir kıtada, belli tarihsel koşullarda gelişmiş parantez içinde kavramlar olarak anlamaya değil, genel geçer kavramlar olarak zihnimize dayatmaya çalışıyoruz. “Modernleşme” de hayatımıza giren büyülü kavramlardan biri. Türk Modernleşmesi, bizim ilk yenileşme hareketlerimizle birlikte başlayan bir süreçtir. Ancak ilk modernleşme çabalarından bugüne tartışılan şey, genellikle başarısızlık olarak kabul edilen gelişmelerin nedenleridir. Buna göre asıl neden bazen İslamiyet olarak görülmüş, bazen Osmanlı siyasi ve idari sistemi, bazen tarihi konjonktür, bazen dış güçler ilh… Sorunun ne olduğu konusunda bir uzlaşma olmasa da, sonuçları üzerinde herkes hemfikir. Bu noktada izaha muhtaç temel soru, neden bizde de Batılı muadillerinde olduğu gibi toplumu dönüştüren bir piyasa yapısı gelişmiyor, gelişemiyor sorusudur. Bu soru, yani Türkiye’nin de neden bir sanayi toplumu olamadığı sorusu, sadece bu neslin değil, bizden önceki bütün nesillerin de temel sorularından biri olduğu gibi, bu soruya cevap verme şekilleri de, aralarındaki ayrışmanın başlıca sebeplerinden birini teşkil etmektedir. O halde yapılması gereken nedir? Kendimize ait bir referans seti, bir bakış açısı oluşturamaz mıyız? Bütün bunları yapabilmek için, öyle anlaşılıyor ki, önce davranışlarımızı idare eden reel hakikati, zihniyet dünyamızın kodlarını aşikâr etmek, anlamak ve yorumlamak gerekiyor. Marifet, kendini bilmektir. Yapılması gereken ilk iş “olanı”, yani kendimizi tespit. Sonra da, olana/zihniyete tapınmak değil, olandan, yani olgudan hareketle yönümüzü tayin etmek.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗