Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRTürk Sanatları / ÇiniTimur Bilir

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Türk Sanatları / Çini PDF Ekitap İndir

Timur Bilir · Yazar

Çin sanatına özgü anlamında türetilmiş “çini” bizim geleneksel seramiğimizdir. Türklerde seramik geleneği Karahanlılar ve Gazneliler dönemi yapılarında ortaya çıkmıştır. Sırlı seramiğin Anadolu’ya gelişi ise Selçuklu Türkleri vasıtası ile olmuştur. Selçuklu De...

Sayfa
336
Kategori
Sanat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
TÜRK KÜLTÜRÜNE HİZMET VAKFI YAYINLARI
ISBN
9786059858373
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Sanat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Çin sanatına özgü anlamında türetilmiş “çini” bizim geleneksel seramiğimizdir. Türklerde seramik geleneği Karahanlılar ve Gazneliler dönemi yapılarında ortaya çıkmıştır. Sırlı seramiğin Anadolu’ya gelişi ise Selçuklu Türkleri vasıtası ile olmuştur. Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra ortaya çıkan siyasi karışıklıkta yaşanan Beylikler Dönemi’nde yine Selçuklu çini geleneği benzer şekilde devam etmiştir. Erken Osmanlı Dönemi’nde çinilerin hamuru Selçuklu’ da olduğu gibi kırmızı iken beyaz çini hamuru ilk olarak 15. yüzyıl mavi-beyazlarında karşımıza çıkar. Fatih dönemi saray nakkaş başı olan Baba Nakkaş’ın sanatımıza kazandırdığı bu tarza ona ithafen Baba Nakkaş Üslubu adı verilmiştir. Mimar Sinan’ın eserlerinde çiniye özel bir ilgi göstermesinin sonucunda çini sanatının yükselişi 16. yüzyılda olmuştur. Yüzyılın ilk yarısında üretilen çiniler, Şam’daki abidevi yapılardaki örneklere benzediğinden bunlara yanlış olarak Şam İşi adı yakıştırılmış ama 1960’larda Oktay Aslanapa başkanlığında yapılan İznik çini fırınları kazısı neticesinde bu çinilerin İznik’te üretildiği kesinlik kazanmıştır. 16. yüzyılın ikinci yarısı ise, çini sanatında meşhur kırmızı rengin ortaya çıktığı en parlak dönemdir. Şahkulu’nun öğrencisi olan Kara Memi’nin ilk olarak Muhibbi Divanı’nın tezhiplerinde kullandığı natüralist çiçek üslubu, çini sanatına da yansıyarak lale, karanfil, gül, sümbül gibi birçok çiçeği görebildiğimiz bu desenler çinileri adeta cennet tasvirine dönüştürmüştür. 17. yüzyılda abidevi yapıların azalması ile çini sanatı gerilemeye başlamış, işçilik ve kalite bozulmuştur. Yüzyılın sonlarına doğru saray patronajında olan İznik çiniciliği yerini gölgesinde kalan Kütahya’ya bırakmıştır. Yine bu yüzyılın ilk çeyreğinde İstanbul’da İznik çiniciliğini yeniden canlandırmak amacı ile Tekfur Sarayı civarında kurulan atölyelerde kısa bir dönem çini üretilmiş ama İznik çinilerinin kalitesine ulaşılamamıştır. Üniversitelerin ve yerel yönetimlerin gayreti ile bu kültür varlığı yaşatılmaya devam ettirilmektedir.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗