Kitap hakkında
Sokaklar garip ezgilerle çınlıyordu o günlerde. Hayatın sert rüzgârına kapılmış, savrulan gençlerdik biz – kafası güzel, yüreği yaralı. Mesud’un dünyasında sevmek, bir türlü beceremediği bir sanattı. Aslında belki de istemiyordu kimseyi sevmeyi; mutluluğu bile fazla buluyordu bazen. Ama hayat, istemediğin anlarda kapını çalar, seni zorlar. Kalabalığın içinde kaybolmak yerine, köşeye çekilip hıçkırmak gelir içinden – tıpkı vahşi bir hayvan gibi. Ne var ki gözyaşı dökmek bile lüks sayılır bazen. Denge kayboldu mu, ne kadar güçlü olursan ol, dibe çakılmaktan kurtulamazsın.
Mesud Topal, bu kez alışılmışın dışında bir hikâye anlatıyor. Aşkı, hayatı ve insanı, çarpık bir aynadan yansıtır gibi aktarıyor; deliliğin kıyısından dönen bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Sahte gülücükler, yapmacık duygular midemi bulandırıyor artık diyor. Ve belki de gerçek olan tek şey, dibe vurduğunda hissettiğin o boğucu yalnızlık.
Mesud Topal, bu kez alışılmışın dışında bir hikâye anlatıyor. Aşkı, hayatı ve insanı, çarpık bir aynadan yansıtır gibi aktarıyor; deliliğin kıyısından dönen bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Sahte gülücükler, yapmacık duygular midemi bulandırıyor artık diyor. Ve belki de gerçek olan tek şey, dibe vurduğunda hissettiğin o boğucu yalnızlık.