Kitap hakkında
Avrasya coğrafyasına kuşbakışı bakıldığında, İran’ın Orta Asya ile Anadolu arasında adeta bir köprü gibi uzandığı görülür. Tıpkı el emeği bir halının her bir düğümünde farklı kültürlerin izlerini taşıması gibi, İran da yüzyıllar boyunca Türk ve Fars dünyasının kesişim noktasında şekillenmiştir. Üzerinde tartışılan "halı" kelimesinin kökeni bile bu etkileşimin derinliğini gösterir; Türkçe "kalmak" fiilinden türediği söylenen bu sözcük, belki de iki medeniyetin iç içe geçmişliğini simgeler.
İran, bin yılı aşkın süre Türk hanedanları tarafından yönetilmiş olmasına rağmen, bu mirasın izleri dilde, sanatta ve günlük yaşamda çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa bu topraklar, doğudan batıya uzanan bir dokuma tezgahı gibidir; Türkler yalnızca halıyı değil, kültürel dokusunu da birlikte örerler. Yazar, bu uzun soluklu etkileşimi, İslam dünyasındaki değişim ve süreklilikler bağlamında ele alıyor. Türkiye ile İran,.
İran, bin yılı aşkın süre Türk hanedanları tarafından yönetilmiş olmasına rağmen, bu mirasın izleri dilde, sanatta ve günlük yaşamda çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa bu topraklar, doğudan batıya uzanan bir dokuma tezgahı gibidir; Türkler yalnızca halıyı değil, kültürel dokusunu da birlikte örerler. Yazar, bu uzun soluklu etkileşimi, İslam dünyasındaki değişim ve süreklilikler bağlamında ele alıyor. Türkiye ile İran,.