Kitap hakkında
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte yükseköğretim anlayışının evrimi, yalnızca kurumsal bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel ve siyasi bir mirasın yeniden yorumlanmasıdır. Bu geçiş, kesintilerle dolu olsa da derin bir sürekliliği de barındırır. Toplumsal ihtiyaçlar ile uluslararası ilişkilerin kesiştiği noktada şekillenen üniversite yapısı, çoğu zaman dış dinamiklerin etkisi altında kalmış, bu da köklü sorunların çözümünü geciktirmiştir. Ancak tarihsel sorumluluğun bilincinde bir yaklaşım, hem ulusal hem de bölgesel ölçekte daha sağlam temeller üzerine inşa edilebilir. Bilimsel kurumsallaşmanın ötesinde, küresel çelişkileri aşacak bir perspektif geliştirmek, yalnızca eğitim sistemini değil, toplumsal ilerlemeyi de yönlendirecek yeni bir anlayışı zorunlu kılar. Bu çalışma, geçmişin izlerini sürerek geleceğe dair bir yol haritası sunuyor.