Kitap hakkında
Gün batımının kanlı ışıklarıyla yıkanan ufukta, bir tekne geçmişin ağırlığını sırtlanmış, dalgaların acımasız ritmine teslim olmuştu. İskelede unutulmuş şarap kadehleri gibi, anılar da boşlukta savrulup gidiyordu; ne zaman düştüğünü fark etmediğimiz sarı yapraklar misali, ellerimizdeki lekelerle baş başa. Acılarımız, yıllardır umutsuzluğun gölgesinde rol keserken, kimse farkında değil: Yazgıya giden bu yolculukta hiçbirimiz hazır değiliz. Yaşamın tırpanı, sessizce geçip giderken, teknenin hatırladığı tek şey, umudun belki de hiç var olmadığı gerçeği.