Kitap hakkında
Ali, küçük yaşta tanıştığı Oğuz’un kardeşi Ece’yle büyüdü; onunla paylaştığı her an, yüreğinde derin izler bıraktı. Ece, yalnızca en yakın arkadaşı değil, aynı zamanda kalbinin gizli sesiydi. Ne var ki on beşine bastığında, inancının sınırları aralarına duvar ördü. Ali’yi kendine yasak saydı, bakışlarını, gülüşünü bile ondan kaçırdı. Ali, onu başka yüzlerde ararken; Ece, kitapların sessizliğinde teselli buldu. Her karşılaşmada yürekleri titrerken, uzak durmak nasıl mümkün olabilirdi? İpler gerildi, sonunda koptu ve her şey birbirine dolandı. Ece, "ağabey" diye seslendiği bu sarı saçlı, masmavi gözlü adama olan biteni yalnızca Allah’a açabildi. Allah, imkânsızı bile mümkün kılardı... Ona haram oldu, ona ağabey oldu, ama asla sevgili olamadı. Helal olamayacak kadar uzak, haram olamayacak kadar yakındı. Üç kitaplık bu dizide, aşkın ve imanın sınırlarında geçen bir yolculuğa çıkıyorsunuz: *Yusuf Yüzlü*, *Demir Yürekli* ve *Asi ve Mavi*.