Kitap hakkında
Sevgi, dilimizde en çok geçen sözcüklerden biri olsa da, gerçekte ne kadarını yaşıyoruz acaba? Çoğu zaman yüreğimizi dolduracak kadar cesur, içten ve coşkulu sevemiyoruz. Belki de hep uzakta aradığımız, erişilmesi güç olanı özlediğimizdendir bu. Sevmek bazen utanç, bazen zaman darlığı, bazen de toplumun dayattığı kurallarla bastırılıyor. Erkekler duygularını "erkekliğe sığdıramadıklarını" söylerken, kadınlar mahalle baskısının gölgesinde kalıyor. Oysa sevmek, insanca ve yüksek sesle yaşamak ne kadar da güzel olurdu.
Şiir, belki de bu suskunluğa bir başkaldırı, bir haykırıştır. Sözcüklerin büyüsüyle öfkeyi, özlemi, sevinci dillendirir. Aşkı bilmek, sevdaya tutulmak, sevgiyi yaşamak gerek. Nazım gibi evrensel, Neyzen gibi sivri dilli, Can Yücel gibi korkusuz, Cemal Süreya gibi duygusal, Özdemir Asaf gibi beklentisiz olabilmek... İşte bu, sevginin ve hayatın ta kendisi.
Şiir, belki de bu suskunluğa bir başkaldırı, bir haykırıştır. Sözcüklerin büyüsüyle öfkeyi, özlemi, sevinci dillendirir. Aşkı bilmek, sevdaya tutulmak, sevgiyi yaşamak gerek. Nazım gibi evrensel, Neyzen gibi sivri dilli, Can Yücel gibi korkusuz, Cemal Süreya gibi duygusal, Özdemir Asaf gibi beklentisiz olabilmek... İşte bu, sevginin ve hayatın ta kendisi.