Kitap hakkında
Gökyüzünü alevler sarmış, yeryüzünü ise azgın sular kaplamıştı. Samrav ülkesinin halkı, felaketten kurtulmak için bir kahramana yalvarıyordu: "Ey bahadır, bizi gökten yağan ateşten, yerden taşan sudan koru! Yoksa hepimiz mahvolacağız!" Bu çağrı üzerine Ural, atı Akbozat’ın sırtında savaş meydanına indi. Bir yıl süren amansız mücadelede devleri bir bir alt etti; düşen devlerin cesetleri zamanla dağlara dönüştü. Ancak asıl zorlu düşman henüz karşısına çıkmamıştı. Devlerin hükümdarı Ezreke, Ural’ı görünce öfkeyle bağırdı: "Başımıza bela olan sensin! Ülkem yerle bir oldu, tahtım yıkıldı! Şimdi sıra sende!" İki savaşçı karşı karşıya geldiğinde kılıçları şimşekler saçtı, gök gürültüsüyle inledi. Ezreke’nin püskürttüğü ateş öyle yakıcıydı ki, dağlar bile erimeye başladı. Ne var ki gücü tükenen Ezreke, son bir darbeyle Ural’ın kılıcı altında can verdi. Dev kralın yere düşen bedeni, toprağı titretip inletti.