Kitap hakkında
Kapadokya’nın gizemli vadilerinden süzülen bir hikâye, Ürgüp’ün taş sokaklarında sessizce akıyor. Prokopi, adını duyduğunuzda yüreğinizde yankılanan o eski Rum köyü, bu kez bir romanın sayfalarında can buluyor. Yazarı bilinmese de, anlatılanlar öyle içten ki, sanki her satır o topraklarda yaşanmış gibi. Zamanın durduğu bu coğrafyada, geçmişle bugün arasında kaybolurken, karakterlerin hayatlarına dokunuyorsunuz.
184 sayfa boyunca, Kapadokya’nın büyüleyici atmosferi sizi sarıyor. Taş evler, güvercinlikler, vadilerin derinliklerinde saklı sırlar... Hepsi, bu ince ama etkileyici eserde öyle bir ustalıkla işlenmiş ki, sayfaları çevirdikçe kendinizi oradaymış gibi hissediyorsunuz. Roman, sadece bir mekânı değil, o mekâna sinmiş duyguları, unutulmuş hikâyeleri ve insanların iç dünyalarındaki çelişkileri de gözler önüne seriyor.
Bilinmeyen bir kalemin izinden giderken, Ürgüp’ün mistik havasıyla Prokopi’nin.
184 sayfa boyunca, Kapadokya’nın büyüleyici atmosferi sizi sarıyor. Taş evler, güvercinlikler, vadilerin derinliklerinde saklı sırlar... Hepsi, bu ince ama etkileyici eserde öyle bir ustalıkla işlenmiş ki, sayfaları çevirdikçe kendinizi oradaymış gibi hissediyorsunuz. Roman, sadece bir mekânı değil, o mekâna sinmiş duyguları, unutulmuş hikâyeleri ve insanların iç dünyalarındaki çelişkileri de gözler önüne seriyor.
Bilinmeyen bir kalemin izinden giderken, Ürgüp’ün mistik havasıyla Prokopi’nin.