Kitap hakkında
1920'lerin sonlarında başlayan Dil Devrimi, başlangıçta heyecan verici bir dönüşüm vaadi sunsa da, zaman içinde beklenmedik sonuçlar doğurdu. Yapılan çalışmalar, bu sürecin planlı bir temelden yoksun olduğunu, Türkçenin derin köklerine zarar verirken yerine aynı zenginliği taşıyan bir yapı kurulamadığını gözler önüne seriyor. Dilin doğal gelişim seyrinden koparılan müdahaleler, aslında dilin gerçek sahipleri olan bilim insanlarının değil, keyfi yaklaşımların ürünüydü. Türkçenin incelikleri, özen gösterilmesi gereken bir miras olarak görülmek yerine, deneme tahtasına dönüştürüldü. Bu süreçte dilimiz, kendi öz değerlerinden uzaklaştırılırken, yerine konulan yapay çözümler de kalıcı bir etki yaratamadı. Kitap, bu sancılı dönemin perde arkasını mercek altına alarak, dil devriminin arka planındaki karmaşık dinamikleri ve sonuçlarını cesurca irdeliyor. Okuyucu, sayfalar arasında ilerledikçe, Türkçenin maruz.