Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRVatan'da Dört GünTürkay Gümüş

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Vatan'da Dört Gün PDF Ekitap İndir

Türkay Gümüş · Yazar

İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı o kadim hikâyede, ağzında bir damla suyla yangına koşan karıncaya sormuşlar: “Senin bir damla suyun koca ateşe ne yapabilir ki?” Karınca cevap vermiş: “Olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır.” Türkay Gümüş’ün Tr...

Sayfa
170
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
PERSEUS YAYINEVİ
ISBN
9789758474783
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı o kadim hikâyede, ağzında bir damla suyla yangına koşan karıncaya sormuşlar: “Senin bir damla suyun koca ateşe ne yapabilir ki?” Karınca cevap vermiş: “Olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır.” Türkay Gümüş’ün Trabzon’daki evinden İstanbul Vatan Emniyeti’nin soğuk dehlizlerine uzanan dört günlük onur sınavı tam da bu noktada başlıyor. Saygın bir iş insanı ve dürüst bir vatandaşken; bir sabah “örgüt kurmak” ve “göçmen kaçakçılığı” gibi ağır ithamların gölgesinde elleri kelepçeli bir “şüpheli ”ye dönüşüyor. Gümüş, hukuk sisteminin karmaşık koridorlarından İstanbul Vatan Emniyeti’nin karanlık dehlizlerine uzanan bu sırlı yolculuğu; adaletin kör noktalarında verilen sessiz ama vakur bir onur mücadelesine dönüştürerek kendi safını belirliyor. Vatan’da Dört Gün, sadece bir gözaltı günlüğü değil; Vatan Emniyeti’nin 3 numaralı koğuşunda bir yanda vicdanı nasırlaşmış görevliler, diğer yanda “koğuşun abisi” haline gelen bir adamın etrafında kenetlenen on yabancının korku ve karamsarlık içinde kayboluşunun kısa ama sarsıcı bir kader ortaklığı. Ekrem İmamoğlu’ndan “Yenidoğan Çetesi” davasına kadar, bahis olaylarındaki futbolculardan uyuşturucu kullanan sanatçı ve iş adamları davasına kadar, Türkiye’nin gündemini sarsan isimlerin tırmandığı o meşhur rampada, medya linçi ile gerçek adalet arasındaki o derin uçurumu fark edecek; karanlık koğuşların “Fetih ve Rahman” surelerinin yankısıyla bir anda nasıl da haksızlığa karşı yükselen bir “eşref-i mahluk” duruşunun kalesi haline geldiğine tanık olacaksınız. “Koğuşun abisi”nden “Makaroncu”ya, hastalardan gurbetçilere uzanan bu zorunlu yolculukta Gümüş, bu sarsıcı sivil itaatsizlik öyküsünde tek bir sorunun peşine düşüyor; "Adalet gerçekten nerede başlar; mahkeme salonlarında mı, yoksa insanın kendi içindeki o sarsılmaz güvende mi?"
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗