Kitap hakkında
Kışın dondurucu soğuğunda, hasretin ağırlığıyla kavrulan bir yüreğin, umut ışığını aradığı bir yolculuğa çıkmak nasıl olurdu? Her adımda törelerin gölgesinde, korkunun pençesinde, imtihanların ateşinde savrulan bir genç... Ya rüyalarında seslenen o gizemli çağrı, birden bire karşısına dikilse? Heyecanla savrulurken, Karadeniz’in hırçın dalgalarında boğulacağını, bu yolun sonunda bir tabuta dönüşeceğini bilse bile, yine de o sese kulak verip yola koyulur muydu? Peki, sevinmeli miydi bu çağrıya? Savaşın ortasında, engelleri bir bir aşarak ulaşacağı o vuslat sofrasında, acıyla dokunmuş minderine oturmanın bedelini ödemeye hazır mıydı?