Kitap hakkında
Akıncı, günlerini Pluvia’nın adını fisıldayarak geçiriyordu. Her sabah onun kapısını çalacağını umsa da, zamanla bu umudun boşuna olduğunu fark etti. Artık bu sokaklar, bu şehir ona dar geliyordu; yüreğindeki acıyla baş başa kalmak istemiyordu. Gitme vaktinin geldiğine karar verdiğinde, aklından çıkmayan tek şey Pluvia’ydı. Onun da kendisini düşünüp düşünmediğini, başka bir hayatta yeniden karşılaşsalar aynı sözleri söyleyip söylemeyeceğini merak ederek, kırık bir kalple İstanbul’dan uzaklaştı. Cevaplanmamış sorular zihninde dönüp dururken, bir gerçek kesindi: Ne Akıncı için ne de Pluvia için hayat eskisi gibi olamayacaktı. Ayrılık, geride sadece hüzün ve yarım kalan bir hikâye bırakmıştı.