Kitap hakkında
Ayakkabıcı Simon, ne evi ne de toprağı olan bir köylüydü. Karısı ve çocuklarıyla birlikte bir kulübede yaşıyor, geçimini el emeğiyle sağlıyordu. İşin değeri düşük, ekmeğin fiyatı yüksekti; kazandığı her kuruş, sofraya harcanıyordu. Kışlık tek bir koyun postu vardı evde, o da lime lime olmuş, iki yıldır yeni bir post almayı hayal ediyordu. Kış gelmeden önce üç ruble biriktirmeyi başarmıştı; karısının sandığında saklı duran bu para, köydeki müşterilerden alacağı beş ruble yirmi kapikle birlikte umudunu yeşertiyordu. Ancak soğuk günler yaklaştıkça, bu küçük birikim bile yeterli gelmeyecek gibi görünüyordu.