Kitap hakkında
Sözlerin ateşe teslim olduğu, sessizliğin ise bir çığlık gibi yükseldiği bir anlatı... Hüseyin Çoban, *Yakılmış Sözler Kitabı*'nda suskunluğun ağırlığını taşırken, kelimelerin küllerinden doğan bir dille karşı karşıya bırakıyor okuru. Her satır, körelmiş dudakların arasından sızan bir nefes gibi; ne tam anlamıyla söylenmiş, ne de büsbütün unutulmuş. Taşa kazınmış sessizlikler, derin bir iç hesaplaşmanın izlerini sürüyor. Seksen sayfada, kaybolan sözcüklerin gölgesinde gezinen bir ruhun izini sürmek mümkün. Dil, burada yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir yara, bir kurtuluş ve bir lanet. Çoban, okurunu sözün sınırlarında gezdirirken, susmanın da bir dil olduğunu hatırlatıyor.