Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRYalan SureleriFiliz Özdem

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Yalan Sureleri PDF Ekitap İndir

Filiz Özdem · Yazar

Filiz Özdem’in Korku Benim Sahibim ve Düş Hırkası ile başlayan “Veda Üçlemesi”nin son kitabı: Yalan Sureleri... Romanda beş kuşak kadın üzerinden anlatılan hikâyelerde ölüm, hayat, beden, bellek ve yazı bütün olayları ve kişileri en genç halkada birbirine bağl...

Sayfa
196
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
2010-03-05
Yayınevi
YAPI KREDİ YAYINLARI
ISBN
9789750817502
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Filiz Özdem’in Korku Benim Sahibim ve Düş Hırkası ile başlayan “Veda Üçlemesi”nin son kitabı: Yalan Sureleri... Romanda beş kuşak kadın üzerinden anlatılan hikâyelerde ölüm, hayat, beden, bellek ve yazı bütün olayları ve kişileri en genç halkada birbirine bağlıyor. Yalan Sureleri, yitirilmiş bir beni başkalarında parça parça bulmaya çalışan benliğin parçalanış tarihi. Kırılmış bir aynanın parçalarının üstündeki silinmemiş görüntüyü bir kez daha görebilmek için bir araya getirmeye çalışan Gözde, parmaklarını kanatan bir yapboz oyununu sürdürüyor. İşte bu yüzden kendi parçalarını bir arada tutan beden, ruhun etten mezarı sadece. Yalan Sureleri’nde “içimizin karatahtasına yazılan, kimsenin okuyamayacağı, kendimizin bile çoğunu unuttuğu ne çok cümle var.” Romanlarını “kaybetme” kavramı odağında yazan Filiz Özdem “Veda Üçlemesi”nin son halkası Yalan Sureleri’nde, kaybetmenin insan yaşamında yüklendiği anlamların bütün dehlizlerine girme cesaretini göstererek, yitip gidenin zengin yazınsal arkaplanını ve rüyaların sarmal yapısını da kurmacaya dahil ediyor; zamanı ve coğrafyası belirli, gerçek zamanlı bir anlatı dili kullanıyor. Herkesin kendi trajedisini yaşadığı bir dünyada, yazar öteki’nin trajedisini kaleme alırken belleğin diline yaslanıyor. Trajik olan, yazılanın yüzeyinde beliriyor. “Bilmiyorum, belki de kendi batık kadırgasında kayıp bir yeraltı ülkesi varlığıydım. Ufkunda yalnızca sonsuz göğün görüldüğü bir kayalığa tırmanmıştım suyun karanlık diplerinden. Doymak bilmeyen hayalî korsanlara açıyordum kırık dökük gövdemi. Bedenimde sarı tırtıllar yürüyordu. Suyun parlak yüzeyine bakıp duruyordum. ‘Söyle bana,’ diyordum suretime, konuşmayı unutan kısık, yabani sesimle, ‘hangimiz daha yalnızız?’”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗