Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRYalnızlığın Gri LehçesiSadık Yalsızuçanlar

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Yalnızlığın Gri Lehçesi PDF Ekitap İndir

Sadık Yalsızuçanlar · Yazar

Deniz, yalnız yaşamın değil, ölümün de nişanesiydi. Vergi kontrolörü olarak görev yaptığı dairenin gri duvarları arasında sıkışmış, rutinin içinde görünmezleşmiş, kendi varlığıyla dahi temas kuramayan karakter, sevgilisi Denizle arasındaki karanlık labirentte...

Sayfa
136
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
FABRİK KİTAP
ISBN
9786259749563
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Deniz, yalnız yaşamın değil, ölümün de nişanesiydi. Vergi kontrolörü olarak görev yaptığı dairenin gri duvarları arasında sıkışmış, rutinin içinde görünmezleşmiş, kendi varlığıyla dahi temas kuramayan karakter, sevgilisi Denizle arasındaki karanlık labirentte çıkışsız bir yolculuğa sürüklenir. Deniz, onun için sadece bir isim değil, çağrışımları sonsuz bir metafordur: Derinlik ve bilinmezlik, kucaklayan bir sonsuzluk ve yutan bir boşluk Kasabanın başkanı Saniye ve Deniz Hayatındaki kadınlar, onun varoluş çabasının iki zıt yönü gibi durur; biri düzenin, diğeri kaosun içinde ona ayna tutar. Anılar, geçmişin gölgeleri ve iç hesaplaşmalar arasında gidip gelen karakter, kaçınılmaz bir birlik sınavının eşiğindedir. Bu sınav, yalnızca aşkın ya da geçmişin değil, kimlik ve varoluşun sınavıdır. Kıyıya vuran bir ceset, ona kalan son anlam kırıntılarını da silip süpürerek hayatının zaten derinlerde seyreden seyrini büsbütün dibe çeker. Şimdi sorulması gereken soru, onun gerçekten kim olduğu değil, kim olmaktan vazgeçebileceğidir. Yalnızlığın Gri Lehçesi, modern bireyin içsel yolculuğunu, bilinmezliğe sürüklenen ruhunun sancılarını ve bir olma çabasının karmaşasını ele alıyor. Sadık Yalsızuçanlar, yaşam ve ölümün eşiğinde bocalayan bireyi Hallâc-ı Mansurun düşünceleriyle buluştururken, tasavvufun ve çağdaş insanın sıkışmışlığının izlerini ustalıkla iç içe geçiriyor. Varoluşsal boşlukta kaybolmuş insan, birlik arayışında aslında kendisini mi yok ediyor, yoksa yeniden mi var ediyordur? Birleşmede iki varlık birleşmiyor, ikisi de kendisi olmaktan çıkıyor muydu?
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗