Kitap hakkında
Servet Üstün Akbaba’nın dizeleri, sessizliğin içindeki haykırışa dönüşen bir itiraz gibi. Şiir, onun için yalnızca kelimelerden ibaret değil; bastırılmış duyguların, susturulmuş bir çocuğun "ben buradayım" diye fısıldayışı. Her dize, yaşamın karmaşasını kendi penceresinden süzüyor; gülümsemeler, gözyaşları, hüzünler orada şekil buluyor. Dışarıdan görünen hiçbir şey, içinden geçtiği kalbin rengini taşımıyor artık.
Yazar, sistemin insanı yok sayan yüzüne karşı duruyor; günlük hayatın içinde gizlenen isyanı, şiirin satırlarına taşıyor. Kendini aşma çabasıyla bakışını genişletiyor, her şeyin bir parçasıymış gibi hissederek evrensel bir boyuta ulaşıyor. Ne var ki dilin sınırları, duygunun derinliğini tam olarak aktarmaya yetmiyor. Arada kalan boşluk, buruk bir iz bırakıyor.
Müziğin hüznü, coğrafyanın acıları, şiirine sinmiş. Kederi seviyor, çünkü onun içinde varoluşun gerçek yüzünü görüyor. Bu dizeler,.
Yazar, sistemin insanı yok sayan yüzüne karşı duruyor; günlük hayatın içinde gizlenen isyanı, şiirin satırlarına taşıyor. Kendini aşma çabasıyla bakışını genişletiyor, her şeyin bir parçasıymış gibi hissederek evrensel bir boyuta ulaşıyor. Ne var ki dilin sınırları, duygunun derinliğini tam olarak aktarmaya yetmiyor. Arada kalan boşluk, buruk bir iz bırakıyor.
Müziğin hüznü, coğrafyanın acıları, şiirine sinmiş. Kederi seviyor, çünkü onun içinde varoluşun gerçek yüzünü görüyor. Bu dizeler,.