Kitap hakkında
İslam dünyası bir zamanlar bilimin, felsefenin ve özgür düşüncenin merkezindeydi. Bugün ise aynı coğrafya; cehalet, yoksulluk, dogmatizm ve otoriterliğin kıskacında derin bir kriz yaşıyor. Peki bu çöküşün gerçek sebebi ne? Sorun İslam’da mı, yoksa onu yanlış anlayan ve yorumlayan Müslümanlarda mı? Halil Sultan, bu kitapta konforlu yalanları değil, rahatsız edici hakikatleri konuşuyor. 8–12. yüzyıllar arasındaki İslam’ın altın çağından başlayarak günümüze uzanan tarihsel kırılmaları; bilimden kopuşu, özgür düşüncenin bastırılışını ve aklın yerine dogmanın ikame edilişini cesur bir dille analiz ediyor. Yapay zekâ, dijitalleşme ve bilim çağında hâlâ hurafelerle açıklanan salgınlar, doğal afetler ve toplumsal sorunlar; bu kitabın merkezindeki temel soruyu daha da yakıcı hâle getiriyor: Bir medeniyet, aklı ve eleştiriyi terk ederek ayakta kalabilir mi? Bu eser; ne Batı’yı kutsayan bir teslimiyetin ne de geçmişi idealize eden bir nostaljinin ürünü. Aksine, İslam’ın özündeki akıl, bilim, vicdan ve ahlak çağrısına yeniden dönme cesaretini gösteren bir yüzleşme metni. Eleştiriler sert, sorular zor, cevaplar sarsıcı… Ama bu kitap yıkmak için değil; iyileştirmek, uyandırmak ve yeniden düşünmek için yazıldı.