Kitap hakkında
Şair, ilk insanın hikâyesini kendi dilinden yeniden kuruyor bu sayfalarda. Adem’in yanında yeşeren Havva’yı değil, ondan geriye kalan izleri anlatıyor: bir elmanın solgun kokusu, omuza dökülen saçların gölgesi, avuçta eriyen gül yaprağı. Kuruyup kalmış sözler, şiirin kıvrımlarında düğümleniyor. Her dize, kaybolan bir anın peşine düşüyor; ne tam varlık ne de yokluk, sadece arada bir yerde asılı kalan hatıralar. Sözcükler, bir kargının kanadında savrulan tohumlar gibi, okurun zihnine düşüyor. Yitik bir aşkın, unutulmuş bir dokunuşun izini sürerken, şiir de kendini yeniden yaratıyor.