Kitap hakkında
Bazen suskunluk, en yüksek sesimiz oluveriyor. Ne karşımızdakiler duymak istiyor ne de biz artık anlatmak. Kendi içimizde kaybolduğumuz o anlarda, geçmişin izleri, geleceğin hayalleri ve şimdinin karmaşası arasında savrulup duruyoruz. *Yaşadıkça*, işte bu savrulmanın, bu sessizliğin ve iç hesaplaşmanın hikâyesi.
Yazar, şiirsel bir dille değil, doğrudan yüreğinden süzülen sözcüklerle yazmış bu satırları. Anlaşılmadığını hissettiği günlerde kendine dönen, kendi sesini dinlemeye başlayan birinin yolculuğunu paylaşıyor. Geçmişin yükleri, geleceğe dair umutlar ve şimdinin acı-tatlı gerçekleri, sayfalar arasında iç içe geçiyor. Belki de bu kitap, suskunluğun ötesine geçmenin, kendini yeniden keşfetmenin bir yolu olacak. Duyguların en çıplak haliyle buluşmak isteyenler için.
Yazar, şiirsel bir dille değil, doğrudan yüreğinden süzülen sözcüklerle yazmış bu satırları. Anlaşılmadığını hissettiği günlerde kendine dönen, kendi sesini dinlemeye başlayan birinin yolculuğunu paylaşıyor. Geçmişin yükleri, geleceğe dair umutlar ve şimdinin acı-tatlı gerçekleri, sayfalar arasında iç içe geçiyor. Belki de bu kitap, suskunluğun ötesine geçmenin, kendini yeniden keşfetmenin bir yolu olacak. Duyguların en çıplak haliyle buluşmak isteyenler için.