Kitap hakkında
Mardin, tarih boyunca pek çok inancın, dilin ve geleneğin iç içe geçtiği Mezopotamya’nın kuzey kapısında, Süryaniler için benzersiz bir kültürel mirasın taşıyıcısı olmuştur. Bu kadim şehir, farklı toplulukların bir arada yaşadığı, farklılıkların çatışma yerine kaynaşma yarattığı nadir coğrafyalardan biridir. Peki, bu uyumu mümkün kılan nedir? Kitap, bu sorunun yanıtını ararken, ölümün beklenmedik bir rolüne dikkat çekiyor. Genellikle son olarak algılanan ölüm, aslında toplulukları bir araya getiren, kimliklerini pekiştiren ve ortak hafızayı canlı tutan bir güç haline gelebilir. Ancak bu dönüşümü anlamak, ait olunan kültürün, inancın ve geçmişin derinliklerine inmeyi gerektirir. Yazar, Mardin özelinde bu zenginliği gözler önüne sererken, farklılıkların nasıl bir arada var olabildiğine dair çarpıcı bir bakış sunuyor. Ölümün ötesinde, yaşamın kendisini yeniden tanımlayan bu çalışma, geçmişin izlerini sürmek.