Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRYediğimiz, Ekmek...Bilinmeyen

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Yediğimiz, Ekmek... PDF Ekitap İndir

Bilinmeyen · Yazar

“Onsuz yapamayız. Yapamıyoruz da: Dünyada kişi başına günde/yılda en çok ekmek tüketen ülkelerin en başında geliyoruz hâlâ. En yoksulundan en zenginine, ekmek bizim vazgeçilmezimiz. Sofralarımızın sultanıdır o; bizi besler, doyurur tek başına. “Katık” derler,...

Sayfa
213
Kategori
Hobi
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
METRO KÜLTÜR YAYINLARI
ISBN
Belirtilmemiş
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Hobi ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“Onsuz yapamayız. Yapamıyoruz da: Dünyada kişi başına günde/yılda en çok ekmek tüketen ülkelerin en başında geliyoruz hâlâ. En yoksulundan en zenginine, ekmek bizim vazgeçilmezimiz. Sofralarımızın sultanıdır o; bizi besler, doyurur tek başına. “Katık” derler, aslında her yiyecek ona katıktır kültürümüzde. Ekmeksiz yemeğin tadı da tuzu da olmaz zaten. Buğdayı, arpası, çavdarı, yulafı bol ülkede yaşamak bir ayrıcalıktır. Gelgelelim, bin bir başaklı olsa da, hiçbir nimet çabasız ortaya çıkmaz; tarladan sofraya gelişinde onca emek, alın teri ve yaratıcılık gizlidir ekmekte. Herkesin yoğurdu kendine göredir, ama ekmeği daha da özeldir. Asya’nın ve “Küçük Asya” Anadolu’nun binlerce yıllık uygarlıklarından süzülmüş ekmek çeşitleri, ortak kültürel hazinemizin temel taşları arasındadır: Yufka ekmeği, lavaş, bazlama, tandır ekmeği, külde, çakılda, pileki taşında pişen ekmekler, mısır ekmekleri; köy fırın ekmekleri, şehir ekmekleri, somun ve francalalar, pide, sandviç ve tostluk ekmekler, simitler, halkalar, gevrekler, çörekler ve bunların yanı sıra, tiridinden tatlısına nice ekmekli yemeklerimiz… Ekmeklerimiz, mayasız ya da mayalı hamurla olsun, taş değirmende ya da en modern fabrikada kepekli, kepeksiz öğütülmüş, hangi undan yapılırsa yapılsın, odun yakılan kara fırında veya elektrik ya da doğal gazla ısıtılan fırınlarda, hangi tür yöntemle pişirilsin, özünde aynıdır. Ne var ki, her biri bu topraklarda yaşayan insanların yaratıcılık, çeşitlilik, kimlik ve farklılık göstergesidir. Ekmek bizi besler, doyurur, üstelik aşımıza lezzet katar. Ama her ekmek çeşidi kendi başına bir icattır; insan ve doğa arasındaki diyalektik etkileşimden tomurcuklanan. Titiz araştırmaların ürünü bu kitapçık, sadece bir temel beslenme öğesi değil, aynı zamanda kültür hazinelerinden biri olan ekmeğin bu yönü üzerinde sizi kısa bir gezintiye davet ediyor.” Artun Ünsal “Onsuz yapamayız. Yapamıyoruz da: Dünyada kişi başına günde/yılda en çok ekmek tüketen ülkelerin en başında geliyoruz hâlâ. En yoksulundan en zenginine, ekmek bizim vazgeçilmezimiz. Sofralarımızın sultanıdır o; bizi besler, doyurur tek başına. “Katık” derler, aslında her yiyecek ona katıktır kültürümüzde. Ekmeksiz yemeğin tadı da tuzu da olmaz zaten. Buğdayı, arpası, çavdarı, yulafı bol ülkede yaşamak bir ayrıcalıktır. Gelgelelim, bin bir başaklı olsa da, hiçbir nimet çabasız ortaya çıkmaz; tarladan sofraya gelişinde onca emek, alın teri ve yaratıcılık gizlidir ekmekte. Herkesin yoğurdu kendine göredir, ama ekmeği daha da özeldir. Asya’nın ve “Küçük Asya” Anadolu’nun binlerce yıllık uygarlıklarından süzülmüş ekmek çeşitleri, ortak kültürel hazinemizin temel taşları arasındadır: Yufka ekmeği, lavaş, bazlama, tandır ekmeği, külde, çakılda, pileki taşında pişen ekmekler, mısır ekmekleri; köy fırın ekmekleri, şehir ekmekleri, somun ve francalalar, pide, sandviç ve tostluk ekmekler, simitler, halkalar, gevrekler, çörekler ve bunların yanı sıra, tiridinden tatlısına nice ekmekli yemeklerimiz… Ekmeklerimiz, mayasız ya da mayalı hamurla olsun, taş değirmende ya da en modern fabrikada kepekli, kepeksiz öğütülmüş, hangi undan yapılırsa yapılsın, odun yakılan kara fırında veya elektrik ya da doğal gazla ısıtılan fırınlarda, hangi tür yöntemle pişirilsin, özünde aynıdır. Ne var ki, her biri bu topraklarda yaşayan insanların yaratıcılık, çeşitlilik, kimlik ve farklılık göstergesidir. Ekmek bizi besler, doyurur, üstelik aşımıza lezzet katar. Ama her ekmek çeşidi kendi başına bir icattır; insan ve doğa arasındaki diyalektik etkileşimden tomurcuklanan. Titiz araştırmaların ürünü bu kitapçık, sadece bir temel beslenme öğesi değil, aynı zamanda kültür hazinelerinden biri olan ekmeğin bu yönü üzerinde sizi kısa bir gezintiye davet ediyor.” Artun Ünsal
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗