Kitap hakkında
Günlük hayatın sıradanlığında bir anda kopan fırtına gibi. Sabahın telaşlı koşuşturması içinde kaybolmuşken, ansızın kendini toprak kaymasının ortasında buluveriyorsun. Çamurun içinde debelenen çamaşır ipleri, taşınan mobilyalar, yetişmesi gereken yedinci kat... Her şey bir anda bulanıklaşıyor. Sarı bir tekerlek, patlamaz yollar, belki de hiç var olmamış bir yolculuk. Kim bilir, belki de sadece kendini olduğundan farklı sanan birinin hikâyesi bu. İlhan Karacan’ın dizelerinde hayat, bir anın içinde eriyip yeniden şekilleniyor; tanıdık ama bir o kadar da yabancı.