Kitap hakkında
Umberto Eco, tarihin ileriye değil, geriye doğru attığı adımlarla şekillendiğini savunuyor bu eserinde. Soğuk Savaş’ın sona erişiyle birlikte yeni bir dönemin kapılarını aralayan dünyada, geçmişin gölgeleri yeniden belirmeye başlar. Körfez’den Kosova’ya, Afganistan’dan Irak’a uzanan çatışmalar, 11 Eylül’ün yarattığı korkuyla beslenen İslam düşmanlığı, Darwin karşıtlarının yükselişiyle hortlayan köktendincilik, Çin’in yükselişine eşlik eden eski korkuların canlanışı ve Yahudi nefretinin geri dönüşü... Hepsi, sanki zaman tersine akıyormuşçasına tekrarlanır. Medya da bu değişimden nasibini alır: Televizyonun ağır temposundan internetin hızlı dünyasına geçiş, iletişimin kimliğini baştan aşağı değiştirir. Eco, bu "yengeç adımları"yla ilerleyen dünyanın izini sürerken, geçmişin yaralarının nasıl yeniden açıldığını gözler önüne seriyor.