Kitap hakkında
Zülfü Livaneli’nin bu kısa ama derin romanı, Anadolu’nun çorak topraklarında kök salmış bir yaşamın acımasız güzelliğini gözler önüne seriyor. Demir gibi sert toprağın, bakır rengi gökyüzünün altında, insanın varoluş mücadelesi anlatılıyor; efsaneyle gerçek, umutla umutsuzluk iç içe geçiyor. Köylünün günlük hayatı, bir destanın parçası gibi yükselirken, yazarın şiirsel dili, okuru bu zorlu yolculuğa sürüklüyor. Toprağa bağlı insanların direnişi, doğanın acımasızlığı karşısında bir başkaldırıya dönüşüyor. Livaneli, halkın sesini duyururken, aynı zamanda evrensel bir hikâye anlatıyor: insanın, doğayla ve kendi kaderiyle hesaplaşması. Sade ama etkileyici anlatımıyla, okuru bu unutulmaz serüvene ortak ediyor.