Kitap hakkında
Babaannenin sesi hâlâ kulaklarında: *"Gözüm!"* O eski, sıcacık sevgi sözcüğüyle sarıp sarmaladığı anlar... Acaba seni bir tanık olarak mı seçmişti, kendi gördüklerini aşacak her şeyi senin görmen için? Belki de miras bıraktığı bu bakış, yalnızca göz değil, algının ta kendisiydi. Ama her deklanşöre bastığında, o mirası bir parça daha tüketmiyor musun? Çünkü çektiğin her kare, dünyayı dondurup kendi yorumuna hapsederken, aslında onu değiştiriyorsun. O anı sabitleyip zamandan kopardığın her şey, gerçekliğin bir parçası olmaktan çıkıyor. Keşke bir kez olsun sen de beni *"gözüm"* diye çağırsan, bu bakışı paylaşsak... Birlikte çerçeveler bulsak, gördüklerimizi yağmalamadan saklasak, her anın sonsuzluğuna dokunsak. Belki o zaman, baktığımız yerde göremediğimiz o gizli şeyi fark eder, suskunluğumuzla övünmek yerine, sessizce anlardık. Yeter ki iste... Gözüm, sana feda olsun.