Kitap hakkında
Dört duvar arasında sıkışıp kalan bir adamın öfkesi, çaresizliği ve isyanı... İki kere ikinin dört ettiği bir dünyada, mantığın zincirlerine başkaldırmak neye mal olur? Taş duvarlar karşısında boyun eğmek mi, yoksa onlara toslamaktan kan revan içinde kalmak mı? İmkânsızı kabul etmek kolaydır belki, ama imkânsızın farkında olmak, insanı deliliğin eşiğine sürükler. Her şeyin bir açıklaması, her sorunun bir yanıtı varmış gibi görünen bu evrende, asıl acı veren, yanıtların kendisi değil, yanıtların yokluğudur.
Kendi kendine konuşan, kendi kendine öfkelenen, kendi kendini yiyip bitiren bir adam... Kime kızacağını bile bilmeden, var olmayan düşmanlara kin kusar. Mantık onu çıldırtır, çünkü mantık her şeyi açıklasa da hiçbir şeyi anlamlandırmaya yetmez. İçinde biriken öfke, bir çıkış arar; bulamaz. Sadece dişlerini gıcırdatır, yalnızlığın karanlığında. Belki de asıl trajedi, her şeyin farkında olmaktır:.
Kendi kendine konuşan, kendi kendine öfkelenen, kendi kendini yiyip bitiren bir adam... Kime kızacağını bile bilmeden, var olmayan düşmanlara kin kusar. Mantık onu çıldırtır, çünkü mantık her şeyi açıklasa da hiçbir şeyi anlamlandırmaya yetmez. İçinde biriken öfke, bir çıkış arar; bulamaz. Sadece dişlerini gıcırdatır, yalnızlığın karanlığında. Belki de asıl trajedi, her şeyin farkında olmaktır:.