Kitap hakkında
Bazı emanetler vardır; zamana değil, gönüllere bırakılır… Rivayet olunur ki Fahr-i Âlem Efendimiz’in mübarek elinden çıkan bir hurma, asırlar boyunca korunarak Arslan Baba’ya emanet edildi; vakti geldiğinde ise Hoca Ahmed Yesevî’ye ulaştırıldı. O kutlu emanet artık yalnızca bir hurma değil; hikmetin, irşadın ve gönülden gönüle taşınan manevî nurun nişânesiydi. Bu eser; “An”, “Bekâ” ve “Kıyamet” kavramları etrafında, zamanı sadece geçen bir ömür değil, insanın hakikate yürüyüşü olarak okumaya davet ediyor. Ahmed Yesevî’nin hikmet ikliminde zaman; bazen bir uyanış, bazen bir teslimiyet, bazen de kalbin Rabbine dönüş vaktidir. Her satırında bir hatırlayış… Her kelimesinde kadim bir çağrının sesi saklı… Ve belki de bu kitap; Asırlar önce bir gönülden diğerine uzatılan o kutlu hurma gibi, vakti gelmiş bir kalbe bırakılmış manevî bir emanettir.