Kitap hakkında
Refik Halit Karay’ın kaleminden çıkan bu eserde, hayatı bir sis perdesinin ardında yaşayan bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Bilinci bulanık, ruhu yaralı; ne tam anlamıyla uyanık ne de uykuda, adeta bir rüyanın eşiğinde sürükleniyor. Kaderin ona çizdiği yolu, iradesizce tamamlamaya çalışırken, her hareketinin sevgilisini ondan uzaklaştırabileceği korkusuyla titriyor. Zeliha’nın varlığı, bu belirsizliğin ortasında tek tutunacak dalı gibi.
Hikâye, bir gemi yolculuğunda başlıyor ve Suriye’nin uçsuz bucaksız çöllerinde derinleşiyor. Yezidilik gibi az bilinen bir inanç dünyasının kapılarını aralayan roman, egzotik bir atmosferde gizemli bir aşkı ve insanın içsel çatışmalarını ustalıkla işliyor. Okuyucuyu hem coğrafyanın hem de ruhların labirentinde gezdirirken, bilinmeyenin çekiciliğiyle sarıyor.
Hikâye, bir gemi yolculuğunda başlıyor ve Suriye’nin uçsuz bucaksız çöllerinde derinleşiyor. Yezidilik gibi az bilinen bir inanç dünyasının kapılarını aralayan roman, egzotik bir atmosferde gizemli bir aşkı ve insanın içsel çatışmalarını ustalıkla işliyor. Okuyucuyu hem coğrafyanın hem de ruhların labirentinde gezdirirken, bilinmeyenin çekiciliğiyle sarıyor.