Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRYılan IrmağıMustafa Kaplan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Yılan Irmağı PDF Ekitap İndir

Mustafa Kaplan · Yazar

Derler ki her su, geçtiği topraktan bir sır alır. Ve bazı sular vardır, çağlayarak değil, sükûtla konuşur. Bu hikâye, öyle bir suyun hikâyesidir; Zilan Vadisi’nde yılan gibi kıvrılan, geceleri yıldızların ağladığı, sabahları dengbêjlerin sesiyle titreyen bir ı...

Sayfa
176
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
GECE KİTAPLIĞI
ISBN
Belirtilmemiş
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Derler ki her su, geçtiği topraktan bir sır alır. Ve bazı sular vardır, çağlayarak değil, sükûtla konuşur. Bu hikâye, öyle bir suyun hikâyesidir; Zilan Vadisi’nde yılan gibi kıvrılan, geceleri yıldızların ağladığı, sabahları dengbêjlerin sesiyle titreyen bir ırmağın, Hizan’dan geçip Hakkâri’ye selam duran kadim “Yılan Irmağı”nın kıyısında yazılmıştır. Vaktiyle, dağların taşların daha çok insan olduğu bir çağda, zulmün gölgesi uzun, sevdaların ömrü kısa iken yaşanmıştı bu hikâye. Bir yanda mağrur bir bey: Asur Begî. Gözleri dağlarda, yüreği tuzlu bir taş gibi, kendi hükmüyle sarhoş bir feodal. Ve onun ak pamuklar içinde büyüttüğü güzeller güzeli kızı: Zêrînê – altın tenli, nâr gözlü bir vadi çiçeği. Öte yanda kavalı rüzgârla yarışan, yoksul ama vakur, adı dilden dile bir dua gibi yayılan bir genç: Mirzahan. Babasını küçükken kaybetmiş, ağabeyi Qulyar ile yaşayan, sazıyla sözüyle insanı ağlatan bir gönül ehli. Zêrînê ile Mirzahan’ın aşkı, ne bir mektuba sığar, ne bir dağın gölgesine. Onlar birbirlerini gördüklerinde, yeryüzü susar, gökyüzü nefesini tutarmış. İlk karşılaştıkları an, Zêrînê’nin saçları rüzgârla dans ederken, Mirzahan kavalını çalıyormuş. Kavalın sesi, sanki ilâhî bir nida, kalpten kalbe bir yolmuş. Ve böylece başlamış o kavî sevda... Ama aşk, her zaman kudretli ellerin merhametine düşer. Asur Begî, kızını fakir bir “Kurmancî”ye vermeyi namusuna leke sayar. Ve lakin aşk, dil din ırk tanımaz. O, Hak’tan bir özdür.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗