Kitap hakkında
Acının derinliklerinde boğulmak yerine, iç çığlıklarını özgürce haykırmak isteyen bir yürek, suskunluğun zehrinden kurtulmaya çalışıyor. Bu yürek, dizginsiz ve şaha kalkmış bir at gibi, aşkın özgürlük şarkılarını söylemeye çağırıyor. Kanayan bir yara gibi hissedilen aşk, iyileşmek istemiyor, çünkü bu yara, sevgilinin varlığıyla ancak anlam kazanıyor. Yarın olmayan kelebekler gibi, aşkın dansı, tüm benliğiyle hissedilmeye çalışılıyor. Zaman, hırsızca geçerken, konuşulanlar sadece kendi iç sesiyle oluyor ve yara, kabuk bağlamadan yanmaya devam ediyor.