Kitap hakkında
Yaşam, bazen gökyüzünden süzülüp toprağa kök salmak gibi bir şeydir; kalabalığın içinde yürürken bir yandan da yalnızlığın derin sularına dalmak. İnsan, elini tutacak birini ararken birden bire etrafını saran gürültüden sıyrılıp kendi içine kapanıverir. Sevmek de öyle değil midir? Bazen kalabalıkların içinde bile tek başına, sessizce, sadece kendine ait bir ışığa doğru. Mehpare’nin peşinden koştuğu şey de belki bu: o aydınlığın peşinde, göz gözü görmez bir karanlıkta bile adım atmaya devam etmek. Sesler nereden gelir, nereye gider? O tek heceli, var eden sözcük kaç kez daha yankılanacak kulaklarında? "Ol!" demek, hem bir başlangıç hem de sonsuz bir arayış. Bu hikâye, işte o arayışın izlerini sürüyor; sessizlikte kaybolan, gürültüde bulan, sevgide hem kaybolup hem var olan bir yolculuğun öyküsü.