Kitap hakkında
Müfid Necm’in satırları, zincirlenmiş bir hayatın gölgesinde soluk almaya çalışanların sesini duyuruyor. Sayfalar ilerledikçe, içine hapsolduğumuz bu karanlığın yalnızca duvarlarla değil, kayıtsızlıkla örülü bir zindan olduğunu fark ediyorsunuz. Her kelime, özgürlüğün değil, onun çalınışının hikâyesini anlatıyor; umutların nasıl kırıldığını, onurun nasıl ayaklar altına alındığını. Yazar, acıyı yalnızca anlatmakla kalmıyor, o acıyı içinizde yeniden canlandırıyor. Gözleriniz dolarken, dünyanın geri kalanının bu sessiz çığlıklara neden kulak tıkadığını sorguluyorsunuz. Cezaevi burada bir mekân olmaktan çıkıyor; ruhları kemiren, hayalleri donduran bir sistemin adı oluyor. Ve en acısı, bu sistemin işleyişi kimsenin umurunda olmadığında, zulmün de bir anlamda meşrulaştığı gerçeğiyle yüzleşmek. Necm, okuru bu yüzleşmenin tam ortasına bırakıyor.