Kitap hakkında
İki dev, tek bir kaderin üzerinde yükseliyor: Hunların gözü pek başbuğu Attila ile Roma’nın kurnaz generali, birbirlerini yıllardır süren hesaplaşmanın eşiğinde buluyor. Bozkırın uçsuz bucaksız ovalarından Akdeniz’in taşlı yollarına kadar uzanan topraklar, bu iki gücün gölgesinde titriyor. Attila, imparatorluğunu Kartaca’dan Çin sınırlarına kadar genişletme hayaliyle yanıp tutuşurken, düşmanları da onu yok etmek için pusular kuruyor. İşte tam bu kaosun ortasında, Temirkut adlı genç bir savaşçı, Attila’nın yanında yer alarak kaderin akışını değiştirmeye ant içiyor.
Kılıçlar çekiliyor, atlar kişniyor, ordular Morava’dan Galya’ya kadar her yeri ateşe veriyor. Temirkut, Hunların varoluş mücadelesinde en tehlikeli görevlere atılıyor; bilinmeyen topraklarda ölümle yüzleşiyor, demir iradesiyle düşman saflarını yarıyor. Attila’nın emriyle, Roma’nın gururunu yerle bir etmek için gök gürültüsü gibi ilerleyen Hun.
Kılıçlar çekiliyor, atlar kişniyor, ordular Morava’dan Galya’ya kadar her yeri ateşe veriyor. Temirkut, Hunların varoluş mücadelesinde en tehlikeli görevlere atılıyor; bilinmeyen topraklarda ölümle yüzleşiyor, demir iradesiyle düşman saflarını yarıyor. Attila’nın emriyle, Roma’nın gururunu yerle bir etmek için gök gürültüsü gibi ilerleyen Hun.