Kitap hakkında
İnsanın dünya serüveni, yüce bir lütufla başlar; her nefes, her an, bir emanet olarak sunulmuştur. Bu emanetin hakkını vermek ise yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmaz, yaşamın her zerresine sinmiş bir bilinçle mümkündür. Mümin için inanç, belirli zamanlara ya da mekanlara sıkıştırılacak bir ritüel değil, varoluşun ta kendisidir. Evde, sokakta, işte ya da yalnızken – nerede olursa olsun – İslam’ın ilkeleriyle şekillenen bir duruş sergilemek, gündelik hayatın her ayrıntısında Allah’a yönelmek gerekir. Kulluk, sadece camide değil, kalbin attığı her yerde yaşanır. Hayatın akışına karışan her eylem, bir niyete dönüştüğünde ibadete dönüşür. Önemli olan, inancın sınırlarını daraltmadan, onu her anın içine yayabilmektir. Çünkü gerçek Müslümanlık, yaşamın her alanında iz bırakabilme sanatıdır.