Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nda hoşgörü kavramı, sıkça yüceltildiği kadar sorgulanmaya da muhtaç. Peki bu hoşgörü gerçekten ne anlama geliyordu? Dinler arası bir erdem miydi, yoksa mezhepler arasındaki güç dengelerinin yansıması mı? Osmanlı, kimi zaman farklı inançlara alan açarken, kimi zaman da sert sınırlar çizdi. Bu ikircikli tutum, barış içinde bir arada yaşamak için yeterli bir model miydi? Yoksa modern Türkiye’nin farklılıklarla dolu toplumsal yapısında, geçmişten alınacak dersler daha karmaşık mı?
Zeynep Şahra’nın titiz çalışması, "altın çağ" olarak anılan Kanuni dönemi ve Şeyhülislamların rolü üzerinden bu sorulara yanıt arıyor. Hoşgörüyü sabit bir erdem değil, değişen siyasi ve toplumsal koşulların bir ürünü olarak ele alıyor. Osmanlı’nın hoşgörü ve hoşgörüsüzlük pratikleri, bugünün çoğulcu toplumları için ne ölçüde ilham kaynağı olabilir? Kitap, bu sorunun peşinden giderek, geçmişin gölgesinde bugünü.
Zeynep Şahra’nın titiz çalışması, "altın çağ" olarak anılan Kanuni dönemi ve Şeyhülislamların rolü üzerinden bu sorulara yanıt arıyor. Hoşgörüyü sabit bir erdem değil, değişen siyasi ve toplumsal koşulların bir ürünü olarak ele alıyor. Osmanlı’nın hoşgörü ve hoşgörüsüzlük pratikleri, bugünün çoğulcu toplumları için ne ölçüde ilham kaynağı olabilir? Kitap, bu sorunun peşinden giderek, geçmişin gölgesinde bugünü.