Kitap hakkında
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına armağan edilen bu eser, Türk tarihine geniş bir perspektiften bakıyor. Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan yolculuğu, sadece coğrafi bir hareket olarak değil, medeniyetin izlerini süren bir sorumluluk bilinciyle ele alıyor. Yazar, geçmişin derinliklerinden beslenen bir kimlik anlayışının, geleceğe nasıl yön verdiğini irdeliyor.
Türklerin İslam’la buluşması ve bu süreçte Orta Asya’dan Akdeniz’e uzanan yolculuğu, tarihsel bir bütünlük içinde değerlendiriliyor. Ancak bu bakış, dar bir milliyetçilikle sınırlı kalmıyor; medeniyetin taşıyıcısı olma bilincini öne çıkarıyor. Geçmişin unutulan ya da göz ardı edilen yönleri, hafızanın yeniden keşfiyle anlam kazanıyor.
Eser, tarihimizi parçalı değil, bütüncül bir yaklaşımla ele almanın önemine vurgu yapıyor. Türkistan ve Türkiye arasındaki bağ, sadece bir coğrafya değil, ortak bir medeniyet mirasının izlerini sürmek anlamına geliyor. Bu.
Türklerin İslam’la buluşması ve bu süreçte Orta Asya’dan Akdeniz’e uzanan yolculuğu, tarihsel bir bütünlük içinde değerlendiriliyor. Ancak bu bakış, dar bir milliyetçilikle sınırlı kalmıyor; medeniyetin taşıyıcısı olma bilincini öne çıkarıyor. Geçmişin unutulan ya da göz ardı edilen yönleri, hafızanın yeniden keşfiyle anlam kazanıyor.
Eser, tarihimizi parçalı değil, bütüncül bir yaklaşımla ele almanın önemine vurgu yapıyor. Türkistan ve Türkiye arasındaki bağ, sadece bir coğrafya değil, ortak bir medeniyet mirasının izlerini sürmek anlamına geliyor. Bu.